George Andreou: AKM’nin opera salonu doğal akustik amaçlanarak tasarlandı / BackonStage

Zeynep TOKER - Taksim’in ikonik kültür sanat yapısı Atatürk Kültür Merkezi’nin (AKM) akibeti hakkında yıllarca konuşuldu, tartışıldı. Uzun sürenin altından, AKM yeniden yükseldi. İçinde nasıl etkinlikler olacak, her sanatçıya yer açılacak mı ya da etkinlik bilet fiyatları ne olacak gibi sorular var aklımızda ancak bunu açıldıktan sonra öğreneceğiz. 29 Ekim’de açılış yapacak binanın, kültür-sanat etkinliklerine hakkıyla ev sahipliği yapabilmesi ise içindeki mimari tasarım sayesinde mümkün. Kültürel mimarlık alanında öncü olan Desmus imzasını taşıyan projenin detaylarını George Andreou, Back on Stage’e anlattı.


https://yellowbos.com/george-andreou-akmnin-opera-salonu-dogal-akustik-amaclanarak-tasarlandi/


AKM’nin orijinal projesini çok değiştirmediğinizi belirtmişsiniz. Yeni projedeki salon ve kapasitesinde ne gibi değişiklikler oldu?

Yeni AKM projesinde 2 bin 40 kişilik opera salonu, 804 kişilik tiyatro salonu var. Bunlara ek olarak 1 sinema salonu, 1 çok amaçlı salon, 1 sergi salonu, 1 müze, 1 kütüphane, 1 çocuk sanat merkezi, 2 stüdyo kayıt alanı ve prova alanları eklenmiş durumda.


Spesifik olarak, kültürel mimarinin müzik ile olan ilişkisini de sormak istiyorum. Hem AKM özelinde hem de diğer projelerde akustik tasarımı yaparken ne tür bir yol izliyorsunuz?


Bir projenin tasarım aşamasındaki en öncelikli adımımızda binanın kullanım amacını belirlemenin, hangi etkinliklere hangi sıklıkla ev sahipliği yapılacağı konusunda kararın verilmesi üzerine yoğunlaşıyoruz. Yurt içi projelerimizde binanın yapılış amacını netleştirmek için aldığımız cevaplar genelde “her şeyi yapmak istiyoruz” olsa da akustik tasarım da dahil olmak üzere tüm sistemler için ana/ağırlıklı etkinlik grubuna göre tasarımımızı oluşturuyoruz. Bunun yanında olası diğer ihtiyaçlara da uygun alt yapı tasarımları gerçekleştirerek en faydalı ve en esnek çözümler geliştiriyoruz. AKM özelinde opera salonu tamamen doğal akustik amaçlanarak tasarlandı. Diğer etkinliklere de ev sahipliği yapılabilmesi için ihtiyaca göre kullanılabilecek donanımlı bir alt yapı oluşturuldu.


AKM’nin konser salonları tasarımında sahne ve akustik tasarımında müzik türlerinden mi yola çıktınız?


AKM salonları tek bir müzik türüne bağlı kalınarak tasarlanmadı. Ana etkinlik türüne bağlı kalınarak, diğer türlerin de ihtiyaç duyabileceği en esnek altyapı oluşturuldu.


Projelerin, hayata geçiş aşamasında ne gibi sorumluluklar üstleniyorsunuz? Özellikle kültürel mimari projelerinde, bu sorumluluğu da düşünerek, nasıl bir bilinçle yaklaşıyorsunuz?


İçinde yaşadığımız dünyanın kültür ve sanatla kalkınacağını ve bu yolla daha güzel bir yer olacağına inanıyoruz. Bireysel ve kurumsal olarak tüm hassasiyetlerimizi toplumsal faydaya göre önceliklendirmemiz gerektiğinin de bilincindeyiz. Topluma kazandırılmış her kültür sanat mekanın hem bugün hem de gelecek için önemli bir yatırım olduğunu düşünüyor ve tasarımlarımızda mekanın birçok etkinliğe ev sahipliği yapabilmesini sağlamak, yapının verimli kullanılması için en uygun alt yapıyı oluşturmanın sürdürülebilirlik anlamında da önemli olduğuna inanarak ilerliyoruz. Her koşulda hem mekan kullanıcıları hem de sanat izleyicileri için maksimum faydayı elde etmek adına çalışıyoruz.