Bu alan gelecek vadediyor / PARA Dergi

Kültür sanat mekanlarında yeni bir uzmanlık alanı dikkat çekiyor; “kültürel mimari tasarımcılığı”. Yenilenen AKM de dahil yaklaşık 40 projede yer alan Desmus da bu alandaki örneklerden biri. Şirket kurucu ortağı George Andreou ve Yönetici Ortağı Ersin Çetinel kültür merkezi tasarımının inceliklerini anlattı.

Merve Yılmaz Gergin - Sinema, tiyatro, konser ya da opera-bale sahnesi… Bunların her birinin farklı ihtiyaçları, olmazsa olmazları var. Dolayısıyla içeriğe uygun projeler ve ekipman tercihlerinin iyi yapılması gerekiyor. Bunun için de bu konuda uzmanlaşmak şart. Bir mekanın sahnesinden seyirci koltuk düzenine, akustiğinden iklimlendirmesine kadar özen gösterilmesi ve planlanması gereken birçok farklı dinamik var. 2015’te kurulan Desmus, özellikle performans mekanları, eğitim kurumları ve kültür-sanat yapıları gibi projelerde uzmanlaşan bir tasarım, mimari, mühendislik ve planlama ofisi. Yurt içi ve yurt dışı pek çok yerde mimariyi kültür ve sanatla buluşturuyorlar. En yeni projesi ise Atatürk Kültür Merkezi (AKM). Artık yeni AKM’de sanatseverleri bambaşka bir deneyim bekliyor. Bugüne kadar 40’a yakın projede yer alan DEsmus, kültür sanat mekanları, kongre merkezleri, performans alanları, spor tesisleri ve eğitim kurumları gibi yapılar üzerinde de faaliyetlerini sürdürmeye devam ediyor. Çeşitli yerel yönetimlerin kongre ve kültür merkezlerinin tasarım projelerinde de yer alan firma, bu yılki cirosunda geçen yıla göre yüzde 200 artış bekliyor. 2022 yılı ciro hedefi ise bir önceki yıla göre yüzde 100’ün üzerinde artış. Desmus Kurucu Ortağı George Andreou ve Yönetici Ortağı Ersin Çetinel ile yepyeni bir uzmanlık alanı olan ‘Kültürel Mimari Tasarımcılığı’nı konuştuk…


“Kültürel mimari tasarımcılığı” nedir?

George Andreou: Kültürel mimari tasarımcılığı, en özet haliyle kültür yapılarının ihtiyacı olan her türlü fonksiyonu kapsar. Sahne üstü sanatçı deneyimi ile misafir deneyimini en optimum seviyede oluşturmak ve operasyonel anlamda uygun koşulları sağlamak için çalışan mimari uzmanlık alanı diyebiliriz. Bu uzmanlıkta mimarinin büyüsünü sanatla buluşturmak birincil amacımız. Özellikle performans mekanları, kültür-sanat yapıları, kongre salonları, eğitim kurumları gibi projelerde mimari tasarım, performans sistemleri, akustik danışmanlık, mühendislik, planlama ve operasyon konularının yer aldığı yapıyı 360 derece değerlendiren bir tasarım hizmeti diyebiliriz.

Üniversitelerin hangi bölümünden mezun olup bu işi yapabiliriz?


Ersin Çetinel: Ana uzmanlık alanımız tabii ki mimarlık. Mimarlık eğitiminin yanı sıra kültürel mimari kapsamında değerlendirebileceğimiz akustik konular, teknolojik ses-ışık-video altyapısı, sahne mekaniği gibi konular ile ilgili ek dersler, kurslar, uzmanlık eğitimleri ya da akustik mühendisliği eğitimi almak gerekiyor. Özellikle sahne mühendisliği alanında mutlaka uygulamanın da içinde yer almak, kültürel mimari alanında çalışmak için çok önemli katkılar sağlayacaktır.


Ülkemizde böyle bir alanda boşluk var mı? Gençlere ne tavsiye edersiniz?


George Andreou: Bir alanda uzmanlaşmanın önemine inanıyoruz ve şu ana kadar yapmış olduğumuz tüm çalışmalarımızı da bu alanda geliştirdik. Ülkemizde bizim için sadece bu alana odaklanmış, hem tasarım hem de operasyon ve işletme açısından uzmanlaşmış başka bir firma bulunmuyor. Özellikle bu alanda çalışmak isteyen tüm gençlere, uzmanlık alanına göre eğitimlere önem vermelerini, mümkün olduğunca yurt içi ve yurt dışı mekan ziyaretlerinde bulunmalarını, özellikle görselleştirme ve fonksiyon tanıma açısından kendilerine kıymetli katkılar sağlayacağını düşünüyorum.


Kaç kişilik bir ekibiniz var?


Ersin Çetinel: 20’yi aşkın toplam çalışan sayımız içerisinde, mimar ve mühendislerden oluşan 10 kişilik ana tasarım ekibimiz var.


Sanat mekanlarını inşa ederken Desmus’un olmazsa olmazı nedir?


George Andreou: Kültür Sanat mekanlarının hangi amaçla yapıldığını bilmek ve hedefe yönelik bir planlama yapmak, birincil öncelik olmalı. Tiyatro, konser, sinema veya bale salonu… Bunların her birinin farklı ihtiyaçları var. Dolayısıyla içeriğe uygun bir tasarım yapılması gerekiyor. Bunun için de bu konuda uzmanlaşmak şart. Bir mekanın sahnesinden, seyirci koltuk düzenine, işletmeye yönelik ihtiyaçların çözümlenmesine kadar özen gösterilmesi ve planlanması gereken birçok farklı dinamik oluyor. Pek çoğumuz için ‘önemsiz’ ya da ‘lüks’ gibi görünen detaylar, o binanın yıllarca fonksiyonel şekilde yaşayabilmesini, hem sahne üstü sanatçılara hem de sanatsevere ev sahipliği yapabilmesini sağlıyor.


Yakın zamanda AKM’nin kültürel mimari tasarımlarını tamamladınız. Geri bildirimler nasıl?


George Andreou: AKM projesinde 4 yıldan fazla bir süredir çalışıyoruz. Tüm çalışmalarımızda öncelikli hedefimiz, AKM’deki performans alanlarının günümüz ihtiyaçlarına cevap verebilecek, sanatçı ve tüm sahne operasyonları ile misafir deneyimini en üst seviyeye çıkarabilecek çözümler üretmesiydi. Özellikle akustik çözümler tasarımı, ses ve ışık altyapısı, sahne mühendisliği gibi konularda dünyadaki sayılı performans mekanları arasında yer alacağımız bir tasarım gerçekleştirdik. Açılış etkinlikleri kapsamında Teknik kurulum ve sahne operasyonlarının yönetilmesi konusunda AKM’deki çalışmalarımıza devam ediyoruz. Şu ana kadar hem sanatçılardan hem de seyircilerden aldığımız geri bildirimler son derece mutluluk verici.


Yeni planlarınız neler? Yurt dışında şubeleşmeyi düşünüyor musunuz?


George Andreou: Özellikle son yıllarda kültür sanata olan yatırımların, kamunun yanı sıra özel sektör tarafından da ilgi görmeye başladığını gözlemliyoruz. Hem yurt dışı hem de yurt içi projelerinde kamu ve özel sektörle yakın zamandaki çalışmalarımız geleceğe umutla bakmamıza sebep oluyor. Yurt dışı projelerimize ağırlık vermiş durumdayız. Nijerya’da Lagos bölgesinde yer alan National Theatre restorasyonu en yeni ve farklı bir heyecanla yürüttüğümüz projelerimiz arasında. Bu mekan, birçok sanatsal etkinliğe ev sahipliği yapması planlanan, tüm ülke paydaşlarınca oldukça önemsenen bir proje.


Bir sanat merkezi oluşturmak ortalama ne kadara mal oluyor? Maliyeti etkileyen etmenler neler?


Ersin Çetinel: Bir snat merkezinin kültürel mimari tasarımını ve maliyetini belirlemek için oranın nasıl kullanılacağını anlamak öncelik olmalı. Sergilenecek sanat disiplinlerine göre mimari yapı, kapasite, akustik çözümler, performans sistemleri gibi farklı ihtiyaçlar olacaktır. Buna göre maliyet değişkenlik göstereceği için, kaynağın en doğru şekilde kullanılmasını sağlamak birincil önceliğimiz diyebiliriz.


Bu alanın yeterince tanıtıldığını düşünüyor musunuz? Daha da duyurulması için neler yapılmalı?


Ersin Çetinel: Bu alanın bilinirliği çok yüksek değil. Ülkemizde her alanda uzmanlığa verilen önemin daha da gelişmesi gerektiğini düşünüyoruz. Uzmanlıklara yönelmek, mesleki eğitimlerle başlıyor. Bu nedenle üniversite düzeyinde öğrencilerin bu gibi uzmanlık alanlarından haberdar olması ve farklı sektörlerde de çalışabileceklerini bilmeleri önemli. Bir yandan yatırımcıların da sürdürülebilir ve verimli projeler çıkarabilmek için kaynakları optimumda kullanmaları gerekiyor. Bunu da yapaiblmenin en iyi yolu işinde uzman kurumlarla çalışmak. Kültür mimari tasarımı da bu nedenle ışık tutulması gereken bir alan.


Anlaşmalı olduğunuz mimarlık ofisleri var mı?


George Andreou: Desmus olarak bazı projelerimzde tek tasarım ekibi olarak görev almamızın yanı sıra ana mimari tasarım grubu ile birlikte çalıştığımız projelerimiz de oluyor. Şu ana kadar birçok projede, çok değerli gruplarla birlikte yer aldık. Örneğin; AKM Projesinde ana mimari grup Tabanlıoğlu Mimarlık’la ‘Kültürel Mimari Tasarımcı’ rolümüzle çalıştık.


Yılsonu ciro hedefiniz nedir?


Ersin Çetinel: Özellikle kültürel mimari uzmanlığımızın yurt dışında da kabul ve ilgi görmesi bizim için çok değerli. Vermiş olduğumuz hizmetin ihraç rakamlarının artması, ciromuz üzerinde ciddi etki sağlıyor. Desmus’un 2021 yılı kapanış cirosunun 2020 yılına göre yüzde 200 büyüme sağlayacağını söyleyebilirim. 2022 yılı ciro bazında büyüme hedefimiz ise bir önceki yıla göre yüzde 100’den fazla olarak tahmin ediyoruz.